Normatif Güç olarak Türkiye: Arap Baharı'nda Müslüman Kardeşlerle Bağlantılar - Beatrix FUTÁK-CAMPBELL ve Hylke de SAUVAGE NOLTING

06/05/2022
ULUSLARARASI İLİŞKİLER, ÇEVRİMİÇİ ERKEN YAYIN, 2022

Beatrix FUTÁK-CAMPBELL* ve Hylke de SAUVAGE NOLTING**

ÖZET

Normatif güç tartışması genel olarak Avrupa Birliği üzerinde odaklanmaktadır. Bu, kısmen kavramın Avrupa/ Batı merkezli olmasından kaynaklanmaktadır. Fakat kavramın diğer aktörler için de geçerli olduğu öne sürülebilir. Bu çerçevede, makalenin amacı Türkiye’nin ve Arap Baharı sırasında Suriye ve Mısır’daki eylemlerinin normatif güç özellikleri içerip içermediğini incelemektir. Çalışmada normatif gücü belirlemeye yönelik de Zutter’in dört aşamalı metodolojisi uygulanmaktadır. Sonuç karmaşıktır. Mısır’daki Müslüman Kardeşler örneğinde, Türkiye normatif bir güç olmaya çalışsa da tanınmaması nedeniyle başarısız olmuştur. Suriye’deki Müslüman Kardeşleri örneğinde ise Türkiye, İslami kimliği, demokrasiye bağlılığı ve toplumundaki dinin rolünün birleşimi nedeniyle normatif bir güç olarak algılanmıştır. Makalenin etkileri önemlidir nitekim normatif gücün Avrupa/Batı merkezi bağlamının dışına çıkabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda, normların farklı ve bağlama özgü olduğunu da göstermektedir.

Anahtar Kelimeler:
  Normlar, Normatif Güç, Arap Baharı, İslami Kimlik, Türk Modeli.

--------
* Dr. Öğretim Üyesi, Leiden Üniversitesi, Yönetişim ve Küresel İlişkiler Bölümü & Aberystwyth Üniversitesi, Uluslararası Siyaseti Bölümü
** Lisansüstü, Leiden Üniversitesi Koleji