Üye Olmadan Entegrasyon Mümküm mü?Türkiye’nin AB Üyeliğinin Hukuki Dayanakları ve Tam Üyelik Alternatifleri*

2010-09-17 15:57:04

ULUSLARARASI İLİŞKİLER, CİLT 4, SAYI 16, KIŞ 2007-2008

Cemal KARAKAŞ**

ÖZET Müzakerelerin başlamasıyla birlikte AB Antlaşmasının 49. Maddesi’ne göre Türkiye’nin AB’ye üye olma hakkı doğmuştur. Öte yandan AB, Türkiye’yi Birliğe kabul etmek zorunda değildir. AB Konseyi’nin 16-17 Aralık 2004 Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nde bir garanti maddesi bulunmaktadır: Türkiye’nin AB üyeliğinin gerçekleşmemesi ama buna rağmen her iki tarafında daha derin bir ortaklık ve entegrasyon istediğini belirtmesi halinde, “söz konusu aday ülkenin Avrupa yapılarına en sıkı bağlarla bağlanması temin edilmelidir”. Burada temel soru, Türkiye için uluslarüstü düzeyde bir entegrasyonun mu (katılım) yoksa hükümetler arası işbirliğine dayallı bir entegrasyonun mu (İmtiyazlı Ortaklık, Genişletilmiş Ortak Üyelik, Avrupa Ekonomik Alanı Artı) daha faydalı olacağıdır. Bu çalışma Aşamalı Entegrasyon Modeli, yani üçüncü br entegrasyon modeli sunmaktadır. Hükümetler arası işbirliğine dayalı dinamik bir entegrasyon modeli sunan Aşamalı Entegrasyon, Türkiye’yi ilgilendiren konularda Ankara’ya karar alma mekanizmasına katılım hakkı tanıyarak aslında ortaya sui generis yeni bir üyelik şekli çıkarmaya müsaittir.

Anahtar Kelimeler: AB Genişlemesi, Aşamalı Entegrasyon, İmtiyazlı Ortaklık, Genişletilmiş Ortak Üyelik, Avrupa Ekonomik Alanı Artı

--------------------------- *  Almanca yazılan bu makale, İstanbul Üniversitesi Araş. Gör. Şirin Baykan tarafından Türkçeleştirilmiştir. Makale üzerinde çalışmış olan hakemlere yapıcı önerileri için teşekkürü borç bilirim. ** Araştırmacı, Peace Research Institute Frankfurt (PRIF).

Makalenin pdf versiyonunu indirebilmek için tıklayınız...